T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Büyükçekmece Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi

Cerrahi Kliniği


Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi

Diş hekimliğinin ağız, diş ve çenelerle ilgilipatolojilerini ,yaralanmalarıın ve deformitelerinin tanı ve tedavisi ile uğraşandalıdır. Ağız diş ve çene cerrahisinin ilgi alanına giren tedaviler ;

Damağa gömülü ve komplike dişlerin çekimleri,
Ağız, çene ve yüz bölgesinin her türlü enfeksiyonların cerrahi tedavileri,
Çenelerde oluşan kistik ve tümöral oluşumların tedavileri,
Ağız bölgesinin yumuşak doku hastalıklarının cerrahi tedavileri,
Diş kökenli kemik içi lezyonların tedavisi (Apikal Rezeksiyon),
Çene ve yüz bölgesinde oluşan kırıkların tedavileri,
Dental protez yapımı öncesi yumuşak ve sert dokuların cerrahi olarak düzeltilmesi,
Çene, yüz bölgesi ağrılarının tıbbi ve cerrahi tedavileri,
Çene eklemi hastalıklarının tıbbi ve cerrahi tedavileri,
Dudak ve damak yarıklarının tedavisi,
Tükürük bezi hastalıklarının tedavileri,
Ağız, çene ve yüz bölgesinde deformitelerin cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi,
Kanser tedavisi kapsamında uygulanan ilaç ve radyoterapiye bağlı çenelerde oluşan kemik nekrozlarının tedavileri,
İmplant uygulamalarıdır.

Diş çekimi ve komplike diş çekimi

Diş çekimi, dişin kemikteki soket denilen yuvasından uzaklaştırılması işlemidir. Basit diş çekimi lokal anestezi altında ağız içinde görünen dişlerin çekiminde kullanılan tekniktir.Cerrahi çekim ağız içinde rahatça görülemeyen, dişeti sınırında kırık olan ya da gömük dişlerin çekiminde kullanılan tekniktir. Bazı durumlarda dişin üzerinde kaldırılması gereken kemik bulunabilir.Çekilecek diş bölümlere ayrıldıktan sonra çıkarılması gerekebilir. Bu durumlarda da cerrahi çekim uygulanır. Normal çekimde olduğu gibi lokal anestezi ile işlem yapılabilir. 

Gömülü 20 yaş dişi cerrahisi

            Yirmi yaş dişleri diş dizisinin en arkasında yer alan, üçüncü büyük azı dişleridir. Ağızda tamamen sürmüş durumdaki 20 yaş dişleri, rahatça temizlenebilir durumdaysa ve üzerlerinde herhangi bir derin çürük oluşumu yoksa çekilmelerine de gerek yoktur. Ancak diş ipi ve fırçasıyla rahatça temizlenemeyen, üzerlerinde tedavi edilemeyecek durumda çürüğü olan ve yanağa ya da dile doğru sürüp kişinin istemsiz olarak yanağını, dilini ısırmasına yol açan, Tamamen kemik içinde kalıp süremeyen ,enfekte olup ağrıya ve abseye yol açan, bulunan ikinci büyük azı dişinin köklerine yaslanarak o dişe zamanla zarar veren 20 yaş dişlerinin çekilmeleri gerekmektedir.

Diş çekimi sonrası dikkat edilmesi gerekenler

  • Ağzınızı en az yarım saat süreyle çalkalamayınız ve tükürmeyiniz .Aksi takdirde iyileşmeyi sağlayacak olan kan pıhtısının oluşumunu engellenir  ve yaranın iyileşmesinde gecikmeye neden olur.
  • Sızıntı şeklinde olabilecek kanama 6-24 saat arasında devam edebilir. Kan, tükürüğünüzle birleşip size artmış hissini verebilir,  paniğe kapılmayınız. Bu konuda diş hekiminize danışabilirsiniz.
  • İşlemden sonra ağrı hissedebilirsiniz. Hekiminize danışarak kan sulandırıcı özelliği olmayan bir ağrı kesici alabilirsiniz.
  • Dişler çene kemiğine bağlı olduğundan çekim sonrasında kemik ortaya çıkabilmektedir.  Bu nedenle çekilen dişten parça kaldığını düşünebilirsiniz. Bu bölgeye dilinizi ya da herhangi bir cisim değdirmeyiniz. Birkaç gün içerisinde açık kemiğin üzeri diş etiniz ile örtülecektir.
  • Çekim bölgesinde tahrişe neden olabilecek sıcak, acılı yiyeceklerden kaçının.
  • Çekim sonrası 24 saat süre ile sigara içmeyiniz ve alkol almayınız.
  • Diş çekiminden sonra mümkünse başınızın altına yüksekçe bir yastık koyup, dinleniniz. Sıcak banyo yapmaktan kaçınınız.
  • Ağzınızdaki uyuşukluk geçinceye kadar bir şey yemeyiniz. Farkında olmadan olmadan uyuşuk olan bölgeleri ısırıp yaralanmaya neden olabilirsiniz.
  • Diş çekiminden 24 saat sonra normal ağız bakımı uygulamalarına devam edin.
  • Yüzünüzde şişme, ağrı, 24 saati geçen kanama, ağızda kötü bir tat ve koku hissi, şiddetli ağrı olursa zaman geçirmeden diş hekiminizi arayınız.
  • Dişinize cerrahi operasyon yapıldıysa genellikle 3-7 gün içinde iyileşir. Bu dönemde ağrı, şişlik ve kısmi çiğneme fonsiyon kaybı normaldir. İlgili bölgeye dikiş atıldıysa 10 gün sonra kontrol randevusuna gitmeyi unutmayınız.

Çene kist ve tümörlerinin tedavileri

Çene kisti, ağız içerisinde çeneler bölgesinde görülen içi sıvı, kan yada bazen hava boşluğu olan patolojik oluşumlardır. Kökenlerini dişler yada çene kemiklerindeki hücrelerden alabilirler. Çene kistleri iyi huylu, agresif veya maligniteye dönüşebilen özellikte olabilir. Çene kemiklerinde harabiyete neden olabilirler. Bu harabiyetin sonucunda estetik açıdan kötü görüntüler oluşabileceği gibi, çenede fonksiyon bozukluğu da meydana gelebilir. Bazı durumlarda kist, sinirleri sıkıştırarak uyuşukluk veya his kaybına da neden olabilir. Bazı çene kistleri, içeride büyüyerek çevre dokulara ve diğer dişlere de zarar verebilirler.

Çenede oluşan kistlerin ameliyat ile tedavi edilmesinde iki yöntem kullanılır. Bunlardan ilki, kisti bulunduğu bölgeden tamamen çıkartmak, diğer ise kistin üstünü açarak  küçülmesini sağladıktan sonra ilgili bölgenin temilenmedir.  Hangi tipte bir operasyonun yapılacağı hastanın yaşı, kistin tipi, kistin konumu, neden olabileceği zararlar, operasyonun şeklini belirler.

Çene tümörleri ağızda oluşan bazen iyi bazen de kötü huylu olan neoplazilerdir. Genellikle oluşma nedenleri diş gelişiminde oluşan aksaklıklarıdır ancak çene kemiği kaynaklıda olabilirler. Çenelerin tümörleri yumuşak doku veya sert dokuda da görülebilir.  Her iki durumda da cerrahi müdahale gereklidir.

Çene Tümörü tedavisi için birkaç yöntem bulunur. Öncelikle tümörün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu anlamak için patolojik inceleme yapılması gerekir. Bu incelemenin ardından çıkan sonuçlara göre tedavi yöntemi ve izlenecek yol belirlenir. Çıkan sonuca göre cerrahi müdahale gerekebilir.

Eğer tümör iyi huyluysa ameliyat ile kesin tedavi mümkün olabilir ve bu tür ameliyatlarda genellikle olumlu sonuç alınır.

Tümörün kötü huylu olması ya da ileri evrelere geçilmiş olması durumunda doktorların hastalıkla ilgili tespitleri, hangi dokulara yayıldığı, vücutta ne gibi hasarlara yol açtığı gibi kriterler değerlendirilir. Cerrahi müdahale, radyoterapi ve kemoterapi gibi birçok işlemin aynı anda uygulanacağı ve çok sayıda uzmanlık alanı gerektiren bir tedavi sürecine ihtiyaç duyulur.

Çene eklemi hastalıkları ve tedavi yöntemleri

Temporomandibuler eklem kulağın önünde, kafatası ile alt çenenin birleştiren bir kapsül , kaslar ve ve içindeki diskten oluşan vücudun en çok işleyen eklemidir. Alt çene kemiğinin kafa kaidesine bağlanmasını ve hareket etmesini sağlar. Bu karmaşık eklem yapısı; kaslar, lifler, kıkırdak disk, alt ve üst çene kemiklerinin ilişkisi gibi birçok yapının uyumlu bir biçimde çalışması ile dengeli ve sağlıklı olur. Bu uyumun bozulması durumunda çene eklemi de rahatsızlanır.Göz çevresine, kulak ön bölgesine, yanak kaslarına, çene altına ve şakaklara yansıyan ağrıların yaygın nedenlerinden biri de çene rahatsızlığı olabilmektedir.

Alt ve üst çene kemiklerinin ilişkisinde dişsel kapanış sisteminde çok önemli bir rol oynar. Çene eklemi rahatsızlığı genelde kronik bir hastalık olmasına rağmen; bazen zorlu diş çekimi, trafik kazası, darbe, genel anestezi, yoğun stres gibi nedenlerle aniden de ortaya çıkabilmektedir.

Eklemin karmaşık yapısı nedeniyle tedavisi de, bu konuda çalışmalarda bulunmuş uzman diş hekimlerinden oluşan multidisipliner bir ekip tarafından yapılmalıdır. Hastanın ağrılarının nedenini ortaya koymak ve tedavisini gerçekleştirebilmek amacıyla çene cerrahı, prostodontist, ortodontist, kulak burun boğaz uzmanı, psikolog ve fizik tedavi uzmanının tedavi sürecinde koordinasyon içerisinde çalışması oldukça önemlidir. Kemik yapı bozukluklarının cerrahi tedavisi, artrosentez, botoks,  stres kontolü, gece plağı, ilaç tedavisi, fizik tedavi uygulanmaktadır.

 

Çene ve yüz bölgesinde oluşan kırıklar ve tedavileri

Düşme, trafik kazası, darp gibi nedenler sonrasında yüz kemiklerinde oluşan hasarlanmalara maksillofasial yaralanma denir. Maksillofasiyal yaralanmalar hava yolunun açık tutulması, radyolojik muayene, kanama kontrolü, şok ile mücadele, kırık parçaların fiksasyonu ve ağrının dindirilmesini içeren acil müdahale gereken durumlardır. Çene kırıkları ağız içerisinden iki türlü tedavi edilebilir: Cerrahi olmayan yöntemde alt ve üst çene teller ve lastikler ile karşılıklı getirilip tespit edilir. Cerrahi yöntemde kırık hattının iki tarafındaki sağlam kemik plak ve vidalar yardımıyla birbirine tutturulur.